Per. Nis 18th, 2024

HAKSIZCA MESLEĞİNDEN KOPARILAN CEMİL KILIÇ YALNIZ DEĞİLDİR!

3 min read

 

HAKSIZCA MESLEĞİNDEN KOPARILAN CEMİL KILIÇ YALNIZ DEĞİLDİR!

 

Bugün MEB için utancın, Eğitim-İş ailesinin bir parçası olan İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç için ise gururun günüdür. Dernek maskesi takmış tarikatlarla imzalanan protokollere karşı, harem selamlık eğitim düşü kurduğunu açık açık yazan/konuşan yöneticilerine karşı, tarafsız bir devlet memuru değil iktidar partisinin bir neferi gibi davranan eğitim yöneticilerine karşı, Atatürk’ ve Cumhuriyet değerlerine hadsizce dil uzatan çalışanlarına karşı harekete geçmeyen Milli Eğitim Bakanlığı, doğru bildiğini savunan Cemil Kılıç’ı ihraç etmiş ve 23 yıldır aşkla yaptığı öğretmenlikten koparmıştır.

 

Yıllardır ilahiyatçı kimliğiyle İslam’ın tarikat ve siyaset çevrelerinde nasıl çarpıtılarak konfor ve güce tahsil edildiğini yazan ve bu konuda kitapları da bulunan Kılıç’ın ihracının, Akit denen gerici yayın, Diyanet-Sen ve bazı tarikatçılar tarafından hedef gösterilmesinin hemen ardından gerçekleşmesi, elbette bu ihracın arkasında kimlerin olduğunu göstermesi açısından da aydınlatıcıdır.

 

Bu haksız ihracın dayandırıldığı suçlamalar ise hem dayanaksız hem de akıl ile vicdanla yan yana gelemeyecek niteliktedir.

 

Yöneticilerinin neredeyse hepsinin sosyal medyada iktidar partisini güzellemek için yarışa girdiği MEB, Cemil Kılıç’ın yazar kimliğiyle muhalefet partisi liderlerine kitabını armağan etmiş olmasını ihraç gerekçelerinden biri olarak göstermiştir.

Bir diğer gerekçe ise Kılıç’ın Diyanet’in Atatürk karşıtı tutumunu ve İslam’a aykırı kimi fetva nitelikli yanlış açıklamalarını eleştirmesidir. Yani ilahiyatçı Cemil Kılıç’ın kendi alanıyla ilgili konularda fikir beyan etmesi suç sayılmıştır. Buradan yola çıkarak Kılıç’a “devletin kurumlarını küçük düşürmek” suçlaması yönelten MEB, devletin kurumlarının bizzat atanan yöneticiler tarafından küçük düşürüldüğünü ve Kılıç’ın sadece bu gerçeği dayanaklı biçimde izah ettiğini idrak etmekten uzaktır.

İhracın son gerekçesi ise ülkeyi ve eğitim sistemini zora sokan kontrolsüz mülteci akını ve bu akını kâr sayan zihniyetin Cemil Kılıç tarafından eleştirilmesidir.

Her şeyden önce altını çizmek gerekir ki yukarıdaki mantıksız gerekçelere dayandırılan bu ihraç kararı, birçok hak ve özgürlüğü de görmezden gelmektedir.

 

Birincisi: Cemil Kılıç, 16 yıldır sendikamızın çeşitli kademelerinde yöneticilik yapmış olup hala bir ilçe temsilciliğimizde yöneticilik yapmaktadır. Dolayısıyla Kılıç’ın memleket meselelerine, mesleğin gidişatına dair yaptığı değerlendirmeler hali hazırda Sendikalar Yasası’nın koruması altındadır. Yandaş sendikacılar için her türlü beyan ve hatta zaman zaman iftira hak görülürken, Cumhuriyetçiliğiyle ve aydınlanmacılığıyla kamuoyunun taktirini toplamış bir üyemizin bu haktan mahrum görülmesi, MEB’in tarafsızlığı açısından büyük bir çelişkidir.

 

İkincisi: Bu ihraç, üyemiz Cemil Kılıç’ın bu ülkede yaşayan her yurttaş gibi düşünce ve fikir açıklama özgürlüğüne sahip olduğu gerçeğini bile isteye görmezden gelmektedir.

 

Yasalarımızla ve Türkiye’nin imzacısı olduğu evrensel hukuk sözleşmeleriyle çelişen bu ihraç, kuşkusuz haksız ve politiktir.

 

Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz:

 

Ülkenin kıymetli bir aydını, ailemizin önemli bir ferdi olan ilahiyatçı yazar Cemil Kılıç’ın yanındayız! Bu süreçte hiçbir mağduriyet yaşamamasını sağlayacak, dayanışmamızla onu bu yolla sindirmek isteyenlerin hayallerini suya düşüreceğiz!

 

Tam da birçok tarikat hedef göstermişken, MEB’in aydın bir eğitimciyi hukuksuz ve dayanaksız biçimde mesleğinden koparma kararını yargıya taşıyacak, hesabını soracağız

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir