Paz. Tem 14th, 2024

MEB’İN GÖREVİ TARİKATLARIN REKLAMINI YAPMAK DEĞİLDİR

2 min read

MEB’İN GÖREVİ TARİKATLARIN REKLAMINI YAPMAK DEĞİLDİR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın dernek maskesi takmış tarikatlarla imzaladığı protokoller ve o protokoller kapsamında karşımıza çıkan manzara her geçen gün biraz daha rezilleşmektedir.

Bunun en son örneği MEB ile Hayrat Vakfı arasında imzalanan protokolün Diyarbakır’daki uygulanış biçimi olmuştur.

Diyarbakır’da üyelerimizin de bulunduğu bir okulda öğrenciler matematik dersinden çıkarılıp, “Osmanlı Türkçesi” öğreneceksiniz diyerek konferans salonuna sokulmuş ve burada söz konusu vakfın hatiplerinden “Allah’ın varlığına” ilişkin vaazlar dinlemek zorunda kalmıştır.

Her şeyden önce, hafıza bizim en kuvvetli silahımızdır. Onu kullanarak konuya bakalım; kim bu Hayrat Vakfı:

– Kendilerinin de inkar etmediği üzere Nur Cemaati’nin Yazıcılar Grubu’na mensup olanların var ettiği bir yapılanmadır. Yani bir tarikat oluşumudur.

– Yakın geçmişte bir tarikat yurdunda ufacık çocuklara toplu cinsel istismar skandalı patlak verip Türkiye ayağa kalktığında, o dernek maskesi takmış tarikata destek açıklaması yapmıştır.

– Daha bu sene Enes Kara adlı gencimiz, mecbur bırakıldığı tarikat yurdunda baskılara dayanamayıp canına kıydığında, bizler kahrolurken “bu olay münferit, hiçbir dernek suçlanmamalı” diye utanmadan açıklama yapan yapıdır.

– Aynı FETÖ gibi Afrika’da su kuyuları açmak ve dünyanın çeşitli yerlerinde ücretsiz Kuran dağıtmak gerekçesiyle para toplar.

– 2012’den beri MEB ile belli aralıklarla imzaladığı bu protokol çerçevesinde iddia ettiği gibi Osmanlı Türkçesi’ni öğretmeyi değil Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından olan “dil devrimini” değersizleştirmeyi amaçladığı defalarca ortaya çıkmıştır.

Bu rezalet silsilesi kabul edilemez! Açıklamalarında takiye yaparak “çağdaşlığı” dilinden düşürmeyen Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin, pozitif bilimlerle ilgili hayati öneme sahip dersler yerine, iktidarı ve tarikatları memnun etmek için hayata geçirdiği bu programlar kabul edilemez! Sicili bu kadar kabarık yapıların, okulların kapısının önünden geçmesine bize izin verilmemesi gerekirken eğitimin göbeğine kadar sokulması kabul edilemez! Hangi konu olursa olsun; öğretmen işi bilimsel doktrinlere dayanır ve öğretmenle yapılır; öğretmenden başkasıyla, pedagojik formasyondan ve öğretmenin biliminden haberdar olmayan gerici şahısların safsatadan ibaret sohbetlerine eğitim adı verilmesi kabul edilemez! Bilim yuvası olması gereken okulların tarikatlara sempatizan toplama merkezi olarak kullanılmaya çalışılması kabul edilemez! Kabul etmiyoruz!

Başöğretmen’in eğitim neferleri olarak, Eğitim-İş olarak bu tür zararlı protokollerin hepsiyle ilgili kamuoyunu bilgilendirme görevimizi icra edip hukuka başvurma hakkımızı kullandığımız gibi, bu protokolün de takipçisi olduğumuzun altını çiziyoruz!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir