Paz. Tem 14th, 2024

Serap Öğretmen Yalnız Değildir

7 min read

Serap Öğretmen Yalnız Değildir

Sendikamız, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla Gaziantep’te bir ortaokulda düzenlenen törende Atatürk devrimlerini öven şiiri okuduğu gerekçesiyle açığa alınan üyemiz Serap Öğretmen’in yalnız olmadığını vurgulamak, Cumhuriyet karşıtı gerici linç girişiminin karşısında olmak ve hukuksuz cezalandırmaya karşı adalet talep etmek üzere 16 Kasım 2021 tarihli Salı günü Gaziantep’teydi.

 

Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Mali Sekreterimiz Hüseyin Selçuk, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Orhan Yıldırım ile örgütümüzün Türkiye’nin dört bir yanında etkinlik gösteren şube ve temsilcilik başkanlarının katıldığı basın açıklaması saat 14:00’da Gaziantep Valiliği önünde gerçekleştirildi.

 

Gaziantep halkının yoğun ilgisi ve desteğiyle karşılanan kitlesel basın açıklamasında “Serap Öğretmen Yalnız Değildir”, “Mustafa Kemal’in Öğretmeniyiz” ve “Cumhuriyetin Öğretmenleri Yalnız Değildir” sloganları atıldı.

 

Basın açıklamasında konuşan Genel Başkanımız Kadem Özbay, Cumhuriyet karşıtı gerici linç girişimlerinin sonuna kadar karşısında olacaklarını belirterek “Cumhuriyet ve aydınlanmanın değerlerini ve fikirlerini sonuna kadar savunacağız! Bizler ki Başöğretmen Atatürk’ün eğitim neferleriyiz; korkmuyoruz, yılmıyoruz! Cumhuriyet’e sahip çıkan öğretmenimizle gurur duyuyor ve onun asla yalnız olmadığını ilan ediyoruz! Serap Öğretmenimizi haksız yere hedef gösterenlere de onu haksız yere mesleğinden etmeye çalışanlara da onların yürüttüğü bu hukuksuz sürece de hukuk savaşı başlatıyoruz!” ifadelerini kullandı.

 

Serap Öğretmen ise Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle yaptığı görüşmede “Bizi yalnız bırakmayan, Cumhuriyeti sahipsiz bırakmayan Eğitim-İş örgütüne sonsuz kez teşekkür ediyorum. Bu büyük eylemle bize güç verdiniz, bizi gururlandırdınız ve yanımızda olduğunuzu gösterdiniz. Bir kez daha Eğitim-İşli olmaktan gurur duydum” dedi.

 

Ayrıca Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü ile görüşen Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz bu hukuksuzluğun derhal ortadan kaldırılması ve Serap Öğretmenin haklarının iade edilmesi gerekliliğini dile getirdi. Sendikamızın Gaziantep Valiliğinden talep ettiği görüşme ise “Vali şehir dışına çıktı” gerekçesiyle yapılamadı.

 

Yoğun ilgi ve destekle karşılanan basın açıklamasının tam metni şöyle:

Saygıdeğer basın emekçileri, sendikamızın kıymetli üyeleri ve yöneticileri, bize destek olmak ve güç vermek için aramıza katılan değerli dostlar;

 

Bugün burada; Cumhuriyet alerjisini saldırganlığa dönüştüren ve iktidara yaranmak için yarışa giren yöneticiler nedeniyle bulunuyoruz. Bugün burada; oturdukları koltukların Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet sayesinde var olduğunu unutanlar nedeniyle bulunuyoruz. Bugün burada; “lütfen” demek için değil “haddinizi bilin” demek için bulunuyoruz.

 

Bilindiği üzere Şehitkamil Vicdan-Ahmet Güner Ortaokulu’nda 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla düzenlenen tören, gericilerde büyük bir rahatsızlığa yol açmıştır. Töreni hazırlayan yazı kurulunda olan ve törende şair Süleyman Apaydın’ın Cumhuriyet’i öven ve Atatürk’ün aydınlık fikirlerinin altını çizen “Yıkın Heykellerimi” adlı şiirini okuyan Türkçe öğretmeni üyemiz Serap Arıkan takdir edilecek yerde hedef haline getirilmiştir.

 

“Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek / Karaçarşafa girsin diyorsanız / Yobazın gazabından ürkerek / Diyorsanız ki okumasın / Kadınımız kızımız / Budur bizim alın yazımız / Unutun tüm dediklerimi” dizelerinin yer aldığı şiirin okunduğu tören, önce Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Hür Dava Partisi’nin (HÜDA-PAR) yayın organı tarafından sözlü saldırıya uğramıştır. Şiirin İslama hakaret olduğunu ileri süren yayın organı akıl almaz biçimde şiiri okuyan üyemizi karanlık emelleri olmakla itham etmiştir.

 

Gerici çevrelerin adına haber bile denemeyecek bu provokatif metni elden ele paylaşmasının ardından Gaziantep Valisi Davut Gül de ne yazık ki öğretmenimizi hedef gösteren bu kervana katılmış ve gece yarısı sosyal medya hesabından “dini değerleri aşağılayan ‘şiir’ konusunda soruşturma açılmıştır” notunu paylaşmıştır.

15 Kasım 2021 tarihi itibariyle hem okul müdürünün hem de üyemizin açığa alındığı ilan edilmiştir. Yani gurur duyulacak bir 10 Kasım töreninden Aziz Nesin’lik bir trajikomedi çıkarılmış, Atatürk’ü hakkınca ananlar akıl almaz biçimde cezalandırılmıştır.

 

Hiçbir tutar yanı olmayan bu durumun en can alıcı kısımları ise şunlardır:

 

– Söz konusu şiir, MEB’in yasaklı listesinde değildir. Bu şiir hakkında bilinen hiçbir yargı kararı yoktur ve hatta birçok okulda 10 Kasım törenlerinde sıklıkla okunan şiirler arasındadır. Dolayısıyla burada suç olmayan bir eylemden, sırf rahatsız olan gericileri memnun etmek için suç çıkarılmaya, aydın bir eğitimci kurban edilmeye çalışılmaktadır.

 

– İdari bir soruşturmada karar verici son merci olan Vali’nin bu konuda önceden kanaat beyan etmesi de tarafsızlık ilkesiyle çelişmiştir. Nasıl ki bir davaya bakan hakimin o davanın karar duruşmasından önce kamuoyuna kanaat beyanında bulunması “ihsası rey” kabul ediliyorsa, vali de daha konuya ilişkin incelemeler başlamadan vereceği kararı ilan ederek idari işleyişi çiğnemiştir.

 

Her şeyden önce söz konusu şiire ve onu okuyan eğitim emekçisine karşı bu kadar düşmanca bir tavır, anlaşılır ve kabul edilir değildir. Üfürükçülerden, şeyhlerden değil bilimden, çağdaşlıktan medet umulması gerektiğinin altını çizen; Cumhuriyet’in devrimleri sayesinde teba değil millet olduğumuzu vurgulayan bu şiir, din ve dindarlıkla değil, yobazlık ve tehlikeleriyle ilgilenmektedir. Bu şiirden “İslam’a hakaret” suçlamasını çıkarmak için, şiirde bahsedildiği gibi kız çocuklarının okumasını engelleyen yobazlığı dindarlık zannetmek gerekmektedir -ki asıl bu zihniyet, başlı başına “İslam’a hakaret” demektir.

Biliyoruz ki bu yaşananların karanlık bir kompozisyonu  vardır.

Kaldı ki söz konusu şiire ve onu okuyan eğitim emekçisine karşı bu kadar düşmanca bir tavır, anlaşılır ve kabul edilir değildir.

 

Büyük önder Atatürk’e dil uzatan okul yöneticileri, İngilizlere yaranmak için Kuvayi Milliyeciler hakkında ölüm fetvası veren İskilipli vatan hainini anan mülki amirler hâlâ koltuklarını korurken Cumhuriyet sevdalıları bu hukuksuz cezalarla sindirilmek istenmektedir. Bu işleyişle Anayasa’daki Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun ile Cumhuriyet için önemli günlerin hakkınca kullanılmasını emreden Milli Eğitim Temel Kanunu hiçe sayılmaktadır. Cumhuriyet’i sindiremeyenlerin nefretleriyle yarattığı bu tablo, baştan aşağıya hukuksuzdur.

 

Görüyor ve artırıyoruz: Bizler ki Başöğretmen Atatürk’ün eğitim neferleriyiz; korkmuyoruz, yılmıyoruz! Cumhuriyet’e sahip çıkan öğretmenimizle gurur duyuyor ve onun asla yalnız olmadığını ilan ediyoruz!

Serap Öğretmenimizi haksız yere hedef gösterenlere de onu haksız yere mesleğinden etmeye çalışanlara da onların yürüttüğü bu hukuksuz sürece de hukuk savaşı başlatıyoruz!

Basın açıklamamızı yüreğinde bu ülkenin kurucularına dair biraz olsun vefa bulunan, Cumhuriyet’i ve devrimlerini biraz olsun idrak edebilmiş kimsenin rahatsız olmayacağı o güzel şiiri okuyarak sonlandırıyoruz:

 

“Yıkın Heykellerimi

Süleyman Apaydın

Ey milletim

Ben Mustafa Kemal’im

 

Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim

Hala en hakiki mürşit değilse ilim

Kurusun damağım dilim

Özür dilerim

 

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Özgürlük hala

En yüce değer

Değilse eğer

Prangalı kalsın diyorsanız köleler

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı

Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı

Baş tacı edebiliyorsanız

Sanatın içine tüküren adamı

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Yetmediyse acısı şiddetin savaşın

Anlamı kalmadıysa

Yurtta sulh dünyada barışın

Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Özlediyseniz fesi peçeyi

Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi

Hala medet umuyorsanız

Şıhtan şeyhten dervişten

Şifa buluyorsanız

Muskadan üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek

Karaçarşafa girsin diyorsanız

Yobazin gazabından ürkerek

Diyorsanız ki okumasın

Kadınımız kızımız

Budur bizim alın yazımız

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi

 

Fazla geldiyse size

Hürriyet cumhuriyet

Özlemini çekiyorsanız

Saltanatın sultanın

Hala önemini anlayamadıysanız

Millet olmanın

Kul olun

Ümmet kalın

Fetvasını bekleyin şeyhülislamın

Unutun tüm dediklerimi

Yıkın diktiğiniz heykellerimi”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir